15-16 Haziran Direnişi: Emek, demokrasi ve özgürlük hareketinin parlayan ışığı

Ülkemiz sosyal ve sendikal tarihinin en önemli olaylarından biri, 15-16 Haziran 1970’de yaşanan genel işçi direnişidir.

15-16 Haziran 1970’de demokratik hak ve özgürlüklerin yok edilmek istenmesine karşı İstanbul ve İzmit’te gerçekleştirilen ve yüzbinlerce işçinin sokakları, caddeleri ve alanları doldurduğu genel direniş, sendikal yasalarda yapılmak istenen kapsamlı değişiklikleri engellemenin yanında Türkiye işçi sınıfının “sınıfsal bilinçlenmesi”ne yeni boyutlar katarken demokratik sosyal direniş kültürünün oluşmasına ivme kazandırmıştır.

15-16 Haziran 1970 direnişi, birçok yönüyle günümüz emek ve demokrasi mücadelesine ışık tutmaktadır. Türkiye’yi sarsan bu iki gün, işçilerin sendikalaşma hakkını, örgütlülüğünü ve kazanımlarını koruma kararlılığının ne kadar önemli olduğunu göstermiş, siyasal iktidarlara yandaş ve bağımlı olan sendika yöneticiliğinin utanç verici yüzünü açığa çıkarmıştır.

Türkiye işçi sınıfının sendikal ve sosyal haklar için sürdürdüğü kavganın sonsuza kadar parlayacak ışığı olan 15- 16 Haziran, yönetenlerin emek, demokrasi ve özgürlük karşıtı girişim ve eylemlerini etkisiz kılmak, dünyayı emekten ve emekçiden yana değiştirmek için ortak ve bileşik mücadelenin ne kadar önemli olduğunu tarihsel olarak kanıtlamaktadır.

Taşeronlaştırma - Güvencesizleştirme, Sonuç; Yüzlerce Ölüm

 Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu’muz
Soma’da yüzlerce madencinin ölümü ve yaralanması ile sonuçlanan
iş cinayeti üzerine basına ve kamuoyuna yaptığı açıklamanın ardından
Soma’ya hareket etti.

Manisa Soma madenlerinde 13 Mayıs 2014 tarihinde (dün) yaşanan iş cinayeti sonucu, ilk açıklamalara göre 201 madenci yaşamını yitirdi. Bu sayının ilerleyen saatlerde daha da artabileceği bildirilmektedir.

Soma’da “Trafo Patlaması” nedeni ile açıklanmaya çalışılan iş cinayetinin yalnızca bir “patlama” ile ortaya çıktığını söylemek olanaksızdır.

Soma’da yaşanan cinayet, insanı ve çalışanı değil; üretimi, verimliliği ve kârı önceleyen, işçileri aşırı çalışmaya zorlayan taşeronlaştırma ve güvencesizleştirme politikalarının olağan sonucudur. Çünkü bir işyerinde ortaya çıkan herhangi bir “kaza” birdenbire ve ansızın ortayı çıkmaz. Özellikle madenlerde oluşan kazalar, günümüz teknolojileri dikkate alındığında, sessiz ve sakin gelmez. Bu kazalar, bilinemez, önlenemez ve kontrol edilemez kazalar değildir; geleceğini bildirir, yıkar ve öldürür...

Dün Soma’da meydana gelen toplu iş cinayeti için, “kaderleriydi, Milletimizin başı sağolsun” diyerek ölümler olağanlaştırılamaz ve sorumlular gizlenemez. Ve yine ölen madencilerin yakınlarına tazminatlar ödenerek cinayetler bireyselleştirilemez, zamanın unutmasına terkedilemez ve kapatılamaz.

İş cinayetinin nedenleri ve sorumlularına ilişkin soruşturma, kurtarma çalışmalarının sürdürüldüğü aşamada da yürütülmeli; olaya ilişkin deliller korunmalı ve iş cinayeti tüm yönleriyle ve gelişmeleriyle en kısa zamanda kamuoyuna açıklanmalıdır. Cinayete neden olanlar, sıfatı, statüsü, kurumu ve yetkisi ne olursa olsun, en ağır biçimde cezalandırılmalıdır.

Soma iş cinayetinde yaşamlarını kaybeden tüm madencilere Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve sendikal örgütleri Türkiye Maden-iş Sendikası’na başsağlığı ve sabır; yaralılara acil şifalar diliyoruz.

Genel Yönetim Kurulu

Başkanlar Kurulumuz Toplandı

12-13 Nisan 2014 tarihlerinde yeniden yapılan 9. Olağan Genel Kurulun ardından ilk Başkanlar Kurulu 24 Nisan'da toplandı. Sendikamız ve ülke sorunları gündemiyle Genel Merkez binasında toplanan Başkanlar Kurulu toplantısı 2 gün sürdü.

25 Nisan'da tamamlanan toplantının Sonuç Bildirgesi için tıklayınız.

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YETKİ SÜRECİNDEKİ TIKANIKLIĞIN SORUMLUSU KOOP-İŞ YÖNETİCİLERİDİR

1- Sendikamız Tez-Koop-İş’in yıllardır yetkili olduğu ve toplu iş sözleşmesi imzaladığı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı işyerlerinde yaklaşık iki yıldır yetki uyuşmazlığı sorunu devam etmektedir. Sendikamız 2010 yılı Kasım ayında, yasaların öngördüğü biçimde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurarak bu işyerleri için çoğunluk tespit talebinde bulunmuştur.

2- Sendikamızın tespit talebinde bulunduğu aşamada aynı işkolunda örgütlü bulunan Konfederasyonumuz Türk-İş üyesi Koop-İş Sendikası, Türk-İş Anatüzüğüne aykırı olarak sendikamızın yetkili olduğu ve yıllardır toplu iş sözleşmesi imzaladığı Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde 1 (bir) tek üyesi olmadığı halde bu işyerlerinin “İşletme” olup olmadığı ile ilgili inceleme yapılması talebinde bulunmuştur. Çalışma Bakanlığı Koop-İş’in bu kötü niyetli istemini çoğunluk tespiti için bekletici neden saymıştır.

Devamını oku...

Üyelik

img

 

DERGİ İSTİYORUM

TEZ-KOOP-İŞ DERGİLERİ

 Bilgisayarınızda Adobe Reader yüklü olmalıdır. Yüklemek için tıklayınız.

EĞİTİM

img

 

Örgütlenme

img

Toplu Sözleşme

img

 

EYLEM VE ETKİNLİKLER

img

 

Basın Açıklamaları

img

YAYINLAR

img

 

BASINDA SENDİKAMIZ

img

Yasalar ve Mevzuat

img