Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirisi Yayınlandı

Başkanlar Kurulumuz 15 Ekim Çarşamba günü saat 10.00'da Genel Merkez binamızda toplandı. Ülke ve Sendikamız gündeminin değerlendirildiği toplantı iki gün sürdü. Sonuç Bildirisi için tıklayınız.

7 Ekim Dünya İnsana Yakışır İş Günü: “Çalışma, insan onuru ile bağdaşır olmalıdır"

İnsan hakları, özgürlük, eşitlik ve adalet biribirlerini koşullandıran, güçlendiren ve besleyen kavramlardır.

Çalışma yaşamının insana yakışır koşullarda sürdürülmesi ya da insan onuru ile bağdaşır olması, ancak bu kavramların yaşam bulduğu ve serpildiği koşullarda olanaklıdır.

Demokrasi ve hukukun üstünlüğü insana ilişkin her değerin oluşmasında ve güvence altında tutulmasında gerekli ve zorunlu koşulları yaratır.

İnsana yakışır iş, tüm çalışanların geleceğinin güvence altında tutulduğu; siyasal, sosyal ve ekonomik nitelikli her türden örgütlenme hakkının tanındığı; söz, temsil ve demokratik eylem hakkına saygı duyulduğu; cinsiyet, ırk, renk veya sosyal köken, kalıtımsal özellik, dil, din veya inanç, siyasal veya herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, bireysel özellik, engellilik, yaş veya cinsel yönelim gibi nedenlerle ayrımcılığa uğranmadığı, horlanmadığı, aşağılanmadığı, açık ya da gizli şiddetle karşılaşmadığı, bilinçli ya da bilinçsiz eşitsizlikler ortamında kalınmadığı özetle insana ilişkin farklılıkları nedeniyle dışlanmanın bulunmadığı koşullarda sürdürülen çalışmadır.

Devamını oku...

Türkiye, İstanbul’da bir rezidans inşaatında asansörün düşmesi sonucu 10 işçinin ölümü ile sarsıldı.

İnşaat işçilerinin ölümü, tıpkı 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da 301 maden işçisinin ölümüne yol açan katliamda olduğu gibi bir kez daha iş güvenliği ve sağlığı sorununu ülke gündemine getirdi.

10 İşçinin ölümü üzerine yapılan açıklamalarda yine benzer sözler tekrarlandı. İşveren, asansör denetiminin düzenli yapıldığını belirtirken, işçilere gerekli iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini ileri sürdü ve “bunlar sektörel kazalar” diyerek cinayeti olağanlaştırmaya, suçu doğrudan ölen işçilerin üzerine yıkmaya çalıştı. Bakanlık açıklamalarında ise ”Olay açık şekilde ortaya çıkarılacak. Kusur nerede varsa üzerine gidilecek” denildi.

İnşaat işçilerinin asansör düşmesi ile ölümleri hiçbir biçimde işin niteliğinden kaynaklanan ve sektörde yaşanması olağan karşılanması gereken bir olay değildir. Çünkü bilimsel ve teknolojik gerçekler, tam tersini göstermektedir. Her kaza önceden uyarır ve geleceğini bildirir; hiç bir kaza rastlantı ile işin özelliğine bağlı olarak kaçınılmaz biçimde ortaya çıkmaz. Her kaza, bilinebilir, önlenebilir, durdurulabilir. Tersini savunmak bilimsel değildir; gerçekleri çarpıtma çabasıdır ve yalandır.

Devamını oku...

1 Eylül Dünya Barış Günü:

Savaşa, kine ve nefrete hayır!
Kardeşliğe, güvenliğe ve barışa evet…

İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıç günü olan 1 Eylül, savaşın 1945 yılında sona ermesi ardından 1950 yılından günümüze her yıl “Dünya Barış Günü” olarak kutlanıyor.

1 Eylül Dünya Barış Günü’nün kutlanmasının amacı, büyük toplumsal ve ekonomik yıkımlara yol açan; halkları birbirine düşman eden, kuşaklar boyunca sürecek kin ve intikam duygularını besleyen; şiddeti, nefreti ve kanı kutsayan savaşlara karşı duyarlılık oluşturmak, barış ve hoşgörü kültürünü güçlendirmek, geliştirmek ve pekiştirmektir.

Savaşların tüm insanlık tarihi içinde yaklaşık 3 milyar insanın ölümüne yol açması, yalnızca 20. Yüzyılda yaşanan savaşlarda 100 milyonu aşkın insanın ölmesi, milyonlarca insanın yaralanması, onbinlerce köyün, kentin veya yerleşim biriminin yok edilmesi; neredeyse milyara varan insanın geçici veya kalıcı olarak sığınmacı durumuna düşürülmesi, açlık sefalet ve hastalıklarla boğuşması... savaşın gerçek yüzünü açıklamaya yeter kanıtlardır.

Günümüzde tüm yaşananlara rağmen savaşlar, çatışmalar ve şiddet durmuyor, durdurulamıyor. Özellikle Afrika’da ve Ortadoğu’da süren savaşlar, silahlı birliklerin çatışması olmaktan çok daha öteye sivil halka dönük soykırımlar biçimde sürdürülüyor. Ortadoğu’da Suriye ve Irak’ta yuvalanan terör örgütleri kitlesel katliamlar yaparken, saldırganlıkta sınır tanımayan İsrail ise Filistin halkına dönük saldırılarını sürdürüyor.

Savaşa karşı tutum almak, barışı, güvenliği ve toplumlar/halklar arasında yakınlaşmayı ve dayanışmayı savunmak, günümüzde çok daha önemli bir değer olarak ortaya çıkıyor. Bu duyarlılık, savaşlarla kuşatılmış bir bölgenin içinde bulunan ülkemizde yaşayan tüm insanlar açısından çok önemli bir olgu durumundadır.

1 Eylül Dünya Barış Günü’nde tüm dünyada savaşların, çatışmaların, soykırımların, şiddetin ve nefretin son bulmasını istiyoruz. 

Güvenlik istiyoruz.
Kardeşlik istiyoruz.
Barış istiyoruz.

Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu

Üyelik

img

 

DERGİ İSTİYORUM

TEZ-KOOP-İŞ DERGİLERİ

 Bilgisayarınızda Adobe Reader yüklü olmalıdır. Yüklemek için tıklayınız.

EĞİTİM

img

 

Örgütlenme

img

Toplu Sözleşme

img

 

EYLEM VE ETKİNLİKLER

img

 

Basın Açıklamaları

img

YAYINLAR

img

 

BASINDA SENDİKAMIZ

img

Yasalar ve Mevzuat

img