7 Ekim Dünya İnsana Yakışır İş Günü

İnsanlık onuru; özgürlük, eşitlik ve dayanışma değerleri üzerinde; demokrasinin, temel insan hakları ile hukukun üstünlüğünün var olduğu koşullarda yükselir.

Çalışanların onuru, bu genel ilkelerin sürekli olarak korunduğu ve yaşatıldığı ortamlarda anlamlıdır.

İnsana yakışır iş, tüm çalışanların yaşam ve çalışma koşullarının yükseltildiği, geleceğinin güvence altında tutulduğu; örgütlenme hakkının kısıtlanmadığı; söz, temsil ve demokratik eylem hakkına saygı duyulduğu; cinsiyet, ırk, renk veya sosyal köken, kalıtımsal özellik, dil, din veya inanç, siyasal veya herhangi bir görüş, bir ulusal azınlığın üyesi olma, bireysel özellik, engellilik, yaş veya cinsel eğilim gibi nedenlerle ayrımcılığa uğranmadığı, horlanmadığı, aşağılanmadığı, açık ya da gizli şiddetle karşılaşmadığı kısaca insana özgü farklılıkları nedeniyle dışlanmanın bulunmadığı koşullarda sürdürülen çalışmadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)‘ne göre insana yakışır iş, yaşam standartlarının yükseltilmesine ilişkin basit bir göstergeler topluluğu değil, temel bir amaç olmalıdır. Çünkü çalışmak yaşamın zaman, toplumsal bütünleşme ve bireysel özsaygı açısından öylesine önemli bir parçasıdır ki insan onuruna yakışır çalışma kesinlikle nitelikli bir yaşamın eksenini oluşturur.

Devamını oku...

12 EYLÜL BİR KARŞI DEVRİMDİR

12 Eylül faşizmi, Türkiye işçi sınıfına ve emekçi halklara yönelik bir karşıdevrimdir.

ABD emperyalizminin jeopolitik çıkarları için ve Türkiye emekçi halkının kendi kaderinin efendisi olmasına karşı gerçekleştirilen 12 Eylül Darbesi, bir korku imparatorluğudur.

İşkence, ölüm, cezaevleri, kayıplar, 12 Eylül faşizminin gerçek yüzüdür. İşçi sınıfının örgütlülüğünü dağıtmak, kazanılmış haklarını gasp etmek ve umudu yok etmek için gerçekleştirilen 12 Eylül faşist darbesi karanlığın hakimiyetidir.

İşçi sınıfı bugün hala bu karanlıktan çıkmaya çalışıyor. 12 Eylül faşizmiyle hesaplaşmak; işçi sınıfının daha fazla örgütlenmesi, toplumsal ve maddi bir güç olmasıyla mümkündür. Ancak 12 Eylül faşizmi böyle yenilir.

İşçi sınıfı umudu örgütlediği ve geleceği kazandığı ölçüde 12 Eylül faşizmine yanıt verecektir.

İşçi sınıfı ve emekçi yığınlar olarak 12 Eylül faşizmini lanetliyor ve İspanya’da Franco faşizmine direnenlerin söylediği gibi faşizme “Geçit Yok!” diyoruz.


Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu

1 Eylül Dünya Barış Günü

GELECEK OLAN SAVAŞ
İlk savaş değil. Ondan önce
Başka savaşlar da oldu.
En sonuncusu bittiğinde
Kazananlarla yenilenler vardı.
Yenilen yanda yoksul halk
Açlıktan kırıldı. Kazanan yanda
Açlıktan kırıldı yine yoksul halk.
Bertol Brecht

İnsanlık tarihinin gördüğü en yıkıcı savaşlardan biri olan 2. Dünya Savaşı 1939’da, Hitler Faşizminin Polonya’yı işgaliyle başladı. Bittiğinde gerisinde onulmaz acılar bırakan bu savaşın başladığı tarih olan 1 Eylül, faşizmin lanetlendiği, tüm dünya halklarının savaşsız bir yaşam ve yeryüzü özlemi için mücadele ettiği gün olarak kabul edildi.

2. Dünya Savaşı’nda 72 milyon insan yaşamını yitirdi, 20 milyonu aşkın insan sakat kaldı. Havada patlayan roket ve kurşun sayısı 390 trilyonu aştı. 2. Dünya Savaşı’nın sonlarında Amerika Birleşik Devletleri’nin Hiroşima ve Nagasaki’ye yaptığı atom bombalı saldırıda toplam 300 bin kişi yaşamını yitirdi, binlerce konut ve yaşam alanı yerle bir oldu.

Günümüzde giderek vahşileşen emperyalist-kapitalist sistem çıplak bir kar hırsıyla silah endüstrisini geliştiriyor. Bugün dünyada 24 bin nükleer silah bulunuyor. Nükleer silahların kullanılması durumunda, yol açacağı yıkım, 1945’te Hiroşima’ya atılan bombanın yarattığı etkinin 400 bin katına eşdeğerdir.

Devamını oku...

Güney Afrika’da Faşizm Hala Güncel

Grevci maden işçilerine polis saldırdı: 18 işçi katledildi.

Güney Afrika’da Rosterburg kentinde bulunan Marikana platin maden ocaklarında çalışan işçiler, çalışma ve yaşam koşullarının düzeltilmesi ve ücretlerinin artırılması için 10 Ağustos’ta greve çıkmıştı.

3 bin işçinin başlattığı grev, Londra merkezli Lohmin şirketi tarafından yasadışı ilan edildi. Grevin başladığı gün polisle işçiler arasında çatışma çıkmış, 8’i işçi 2’si polis 10 kişi ölmüştü. Grev son derece gergin sürmekteydi.

Grevle birlikte, ocaklar dikenli tellerle sarıldı ve polis tarafından barikat oluşturuldu. Grevci işçilerin ocaklara yaklaşması engellendi.

Polis greve birçok defa müdahale etti. İşçiler polisin her hamlesini, direnerek boşa çıkardı.

İşverenin sendikayla yaptığı görüşmeler de sonuç vermedi. Maden işçileri, inat ve kararlılıkla grevi sürdürdü.

Polis, 16 Ağustos 2012’de grevci işçileri dağıtmak için şiddetle saldırdı. İşçiler saldırıyı büyük bir direnişle karşıladı. Bunun üzerine polis işçilere ateş açtı. 18 maden işçisi polis kurşunuyla katledildi. Onlarca işçi yaralandı.

Güney Afrika’da 1994’te Apartheid-Irkçılık rejimi yıkılmıştı. Ne var ki devlet güçlerinin bu katliamı, Güney Afrika’da faşizmin güncelliğini yeniden ortaya koydu. Faşizmin iğrenç yüzünü gösterdi.

Tez-Koop-İş Sendikası olarak katliamı şiddetle protesto ediyoruz ve faşizmi lanetliyoruz.

Sınıf kardeşlerimizin acısını yürekten paylaşıyor, mücadelelerini mücadelemiz görüyoruz.

Devamını oku...

Üyelik

img

 

DERGİ İSTİYORUM

TEZ-KOOP-İŞ DERGİLERİ

 Bilgisayarınızda Adobe Reader yüklü olmalıdır. Yüklemek için tıklayınız.

EĞİTİM

img

 

Örgütlenme

img

Toplu Sözleşme

img

 

EYLEM VE ETKİNLİKLER

img

 

Basın Açıklamaları

img

YAYINLAR

img

 

BASINDA SENDİKAMIZ

img

Yasalar ve Mevzuat

img