TÜRK-İŞ: TAŞERON İŞÇİLERİNİN HAKLARI KONUSUNDA ELEŞTİRİLER DİKKATE ALINMADI

Türk-İş Başkanlar Kurulu 26 Aralık 2017 tarihinde Ankara’da olağanüstü toplanarak 24 Aralık 2017 Tarihinde yayınlanan 696 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşeronda çalışan işçilere yönelik alınan kararları değerlendirdi. Başkanlar Kurulu toplantısından sonra basına ve kamuoyuna şu açıklama yapıldı:

1- “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” 24 Aralık 2017 Tarihli ve 30280 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 696 Karar Sayılı KHK içerisinde alt işveren işçisiyle ilgili düzenlemeler de yapılmıştır. Çalışma yaşamının yıllarca kanayan bir yarası olan kamuda taşeron uygulamasının sona erdirilmesi ve alt işveren işçisi olarak çalışanların kadroya (belirsiz süreli iş sözleşmesi) alınması konusunda yıllar sonra bir düzenleme yapılmış olması, kadroya girenler açısından olumlu karşılanmış, emeği ve katkısı olanlara teşekkür edilmiştir.

2- Ancak, yaklaşık bir milyon alt işveren işçisini doğrudan ilgilendiren bir konuda, sosyal taraflarla taslak paylaşılmadan, eleştirileri dikkate alınmadan, TBMM’de müzakere imkanı sağlanmadan, kamuoyunda geniş şekilde tartışılmadan, olağanüstü hal kapsamında düzenlemelerin yapılmış olması uygulamada birtakım sorunlara yol açacaktır.

3- Alt işveren işçilerinin tümünün, herhangi bir ayrıma tutulmadan kamuda kadroya geçirilmesi, başta ücret ve sosyal haklar olmak üzere çalışma şartlarının iyileştirilmesi, istihdam güvencesine kavuşturulmaları öncelikli talep olarak işçiler ve sendikaları tarafından ifade edilmiştir.

4- KHK ile yapılan düzenlemeyle alt işveren işçileri arasında ayırım yapılmıştır. KHK’nin 127. Maddesiyle yapılan düzenlemenin kapsamına 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri alınmış, ancak anılan kanun ile KHK’nın eki (I) sayılı listede yer almayan kamu idareleri kapsam dışında bırakılmıştır. Böylece KHK’yle yapılan düzenleme sonucu, bazı özel bütçeli kuruluşlar ile kamu iktisadi teşekküllerinde (KİT) çalışan taşeron şirketi işçileri kapsam dışında bırakılmış ve kadroya alınmamıştır. Bunun sonucu 58 KİT’te çalışan yaklaşık 50 bin işçi mağdur edilmiştir. Bunların da kapsama alınması hususunda olumlu haber beklenmektedir.

5- Yerel yönetimlerde çalıştırılan işçiler arasında da ayrım yapılmış, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalıştırılan işçiler kapsamda olurken, halen belediye şirketi bünyesinde istihdam edilen işçilerin belediyenin kendi kadrosuna geçişleri sözkonusu olmamaktadır.

6- Hukukumuzda sendikal örgütlenme “işkoluna göre sendikalaşma ilkesine” göre düzenlenmiş olmasına rağmen, KHK ile yapılan düzenlemede, aynı işyerinde farklı işkolunda kurulu sendikaların örgütlenmesine ve birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılmasına imkan verilmektedir. Bu düzenleme işyerlerinde kargaşaya ve çalışma barışının bozulmasına yol açacak niteliktedir. Bu endişenin giderilebilmesi için gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır.

7- Türk-İş Başkanlar Kurulu, gelişmeleri yakından izleyecek ve gelişmelere göre, Konfederasyonun güçlenerek çalışmalarını sürdürmesi ve başta sendikal örgütlenme olmak üzere işçi hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi konularında üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirecektir.