25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI ULUSLARARASI MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ

Kadına yönelik şiddet, dünyada en yaygın insan hakkı ihlalleri arasında yer alıyor. Kadınlar neredeyse hemen her gün cinsel şiddete, tacize ya da tecavüze uğruyor. Türkiye’de 2017'nin ilk dokuz ayında 211 kadın ve kız çocuğu öldürüldü, 64 kadın tecavüze, 190 kadın tacize uğradı. 258 kız çocuğu cinsel istismara uğradı, 306 kadın şiddete maruz kaldı.

1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren, Türkiye’nin 2011’de ilk imzacısı olarak çekincesiz kabul ettiği, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda en kapsamlı metin olan “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” kısa adıyla İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddeti 3. Maddesi’nin a fıkrasında şu şekilde tanımlıyor:

“Kadınlara yönelik şiddet bir insan hakları ihlali ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi olarak anlaşılmaktadır ve ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem ve bu eylemlerle tehdit etme zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir”

Kadına yönelik şiddet, kadınların temel haklarından biri olan çalışma hakkının da ihlâlidir. Bu şiddet maddi temelini, iş ortamlarında hâkim olan kadınlar aleyhine işleyen güç ilişkilerinden ve erkek egemenliğinden alır. İstanbul Sözleşmesi’ni takiben sendikalar da artık ev içi şiddetle mücadeleyi kendi programları içine almaya başladılar. Tez-Koop-İş Sendikası olarak biz de kadın üyelerimiz için şiddetten arındırılmış aile, işyerleri ve sokaklar istiyoruz.

Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu