| Kaza Değil, CİNAYET! |
|
|
|
| Çarşamba, 24 Şubat 2010 09:00 |
|
Genel Yönetim Kurulumuz Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’deki madende meydana gelen grizu patlaması ve yaşamını yitiren işçilere ilişkin olarak bir açıklama yayınlamıştır. Kaza Değil, CİNAYET! Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’deki maden ocağında grizu patlaması meydana geldi. Şimdiye kadar edindiğimiz bilgilere göre 13 işçimiz hayatını kaybetti. 18 işçimiz yaralı. 1983 Zonguldak’ta 103 işçi,
90’da Yeniçeltek’te 68 işçi,
92’de yine Zonguldak’ta 262 işçi,
95’de Sorgun’da 40 işçi,
2006 Balıkesir Odaköy’de 17 işçi,
2009 Mustafakemalpaşa 19 işçi,
4 yıl sonra 2010 yine Balıkesir Odaköy’de 13 İşçi
İhmaller devam ettikçe, tedbirler alınmadıkça, sorumlular cezalandırılmadıkça işçilerimiz iş cinayetlerinde ölmekten, aileleri ocaklarına düşen ateşte kavrulmaktan kurtulamayacak.
Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Ortaköylü’nün sahibi olduğu madenlerde daha önce de bu tür kazalar meydana geldi. 2006 yılının Haziran’ında meydana gelen grizu patlaması sonucu 17 işçi hayatını kaybetmiş, 24 Şubat 2007 tarihinde yine aynı madenlerde meydana gelen grizu patlamasında 3 işçi yaşamını yitirmişti. Bilirkişi raporunda, ocakta havalandırmanın yetersiz olduğu, elektrik kablolarının antigrizu özelliği taşımadığı, madende yeterli önlem bulunmadığı, patlamanın bu nedenle de meydana gelmiş olabileceği söylenmişti.
Daha önce ilgili sendika ve meslek örgütlerince, Erhan Ortaköylü'ye ait olan ve taşeronlar eliyle işletilen bu maden ocaklarında bini aşkın maden işçisi, her türlü denetim ve gözetimden uzak, her türlü işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun, insanlık dışı koşullarda ölüm riskiyle yüz yüze çalıştırıldığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemine bile maliyet unsuru olarak bakıldığı, ocakların ortaçağ ilkelliğinde işletildiği defalarca dile getirilmişti.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası 2006 yılında Ortaköylü’ye ait madenlerde örgütlenme çalışması başlatmış ancak sendikaya üye olan işçiler işten çıkartılmıştı. Açtıkları davaları kazanan işçiler Ortaköylü tarafından işe alınmamış ve o günden bugüne kadar herhangi bir sendika işyerine sokulmamıştı.
İş cinayetlerinde kaybettiğimiz işçilerin sayısı istatistiki rakamlar değil, hayatlardır. Taşeronlaştırma, özelleştirme, kayıt dışı çalıştırma ve sendikasızlaştırma gibi emek düşmanı politikalar ile insanca çalışma hakkı yok sayılıyor, varolan haklar yok edilmeye çalışılıyor. İşçiler, örgütlenme hakkından yoksun olarak sağlıksız, korumasız ve emek istismarına açık çalışmak zorunda bırakılıyor.
Benzeri felaket ve iş cinayetlerinin yaşanmaması için, ILO’nun başta inşaat, maden, tarım ve denizcilik işkolları olmak üzere tüm uluslararası sözleşmelerinin onaylanması; iş sağlığı ve güvenlik önlemlerinin işkolu, işletme büyüklüğü, işçi sayısı gibi hiç bir sınırlama yapmadan tüm işçiler için koruma sağlanması, insanca yaşam ve insan onuruna yakışır iş ve çalışma koşulları en acil taleplerimizdendir.
Grizu patlamasında hayatını kaybeden işçilerimizi saygıyla anıyor, ailelerine ve tüm emek dostlarına başsağlığı diliyoruz.
Tez-Koop-İş Sendikası
Genel Yönetim Kurulu
|






